Obsesyon (Takıntı)

Günlük hayatta sıkça kullandığımız “takıntı” kelimesi, aslında zihnimize söz geçiremediğimiz evham, kuşku ve şüphe durumlarını ifade eder. “Elime mikrop bulaştı mı?”, “Ütünün fişini çektim mi?”, “Ocağı açık mı bıraktım?” gibi soruların zihinde sürekli dönüp durması ve kişiyi rahatsız etmesi halidir. Bu durum kendini bazen takıntılı bir düşünce, bazen gözümüzün önüne gelen rahatsız edici bir görüntü, bazen de içimizden gelen durdurulamaz bir dürtü olarak gösterebilir.


Takıntılı süreçler yaşayan kişilerde en sık rastlanan durumlar şunlardır:


• Bulaşma Takıntısı: Kişi sürekli kirli olduğunu düşündüğü yerlerden kaçınır, saatlerce temizlik yapar veya ellerini defalarca yıkar.
• Kuşku Takıntısı: Yapılan bir işten emin olamama halidir. “Kapıyı kilitledim mi?” endişesiyle eve defalarca geri dönmek bu duruma örnektir.
• Zarar Verme Korkusu: “İstemeden sevdiklerime zarar verir miyim?” korkusudur. Kişi bu yüzden kesici aletlerden veya yakınlarından uzak durmaya çalışabilir.
• Cinsel ve Dinsel Takıntılar: Kişinin kendi inanç ve değerlerine tamamen ters düşen, zihne aniden gelen ve yoğun bir suçluluk ya da utanma hissi yaratan düşüncelerdir.
• Simetri ve Düzen Takıntısı: Her şeyin milimetrik olarak düzgün, sırasıyla ve yerli yerinde olması gerektiğine dair katı bir kuralcılıktır.


Zihni yoran bu yorucu döngüyü tek başınıza kırmaya çalışmak yerine profesyonel bir destek almak, bu düşüncelerin hayatınızı yönetmesinin önüne geçecektir.

Zihnini yoran o ısrarcı düşünceleri geride bırakma zamanı.

Sorularınız ve bilgi almak için 0531 894 10 18